2011 yılının son günlerinde Vatan gazetesinde yayınlanan bir haber otomobil ve cep telefonu ithalatındaki artışın ne boyutlara ulaştığını gösteriyor:
“Avrupa Birliğine göre çok daha sık cep telefonu değiştiren Türk halkı, 1994’ten bu yana 135 milyon adet cihaz satın aldı. Sadece son 10 yılda cep ithalatı 21 milyar dolara ulaşarak otomobilin yarısından fazlasına denk geldi. Binek otomobil ithalatı ise 10 yılda 37 milyar dolar olarak gerçekleşti.” (Vatan, 24.12.2011)
Bu dönemde Türkiye’nin nüfusunun ortalama 65 milyon olduğunu varsayarsak (1990’da 57 milyon, 2011’de 74 milyon), adam başına 2 cep telefonu eder. Demek ki kundaktaki bebekten 70’lik dedeye değin herkes en az iki tane cep telefonu sahibi olmuş bu süre içinde… Tabii bu ortalama tahmin… Yoksa bebeklerin ne işi var telefonla? Onlar cep telefonu kullanamayacağına göre, sonuçta onların yerine başkaları 2 taneden fazla cep telefonu sahibi olmuşlar. Belki üç, belki dört, belki de daha fazla…
Vatan’daki habere göre Türkiye 1994’ten beri cep telefonu ithalatına toplam 28 milyar 979 milyon dolar para harcamış. Kısacası 29 milyar dolar! Sadece 2011 yılı içinde 15 milyon adet cep telefonu ithal edildiği tahmin ediliyor.
Son 10 yılda “cep telefonu + otomobil” ithalatı için Türkiye’nin cebinden çıkan para ise 58 milyar dolar… Diğer bir ifadeyle her yıl yaklaşık 6 milyar dolar, bu teknolojik oyuncaklara akıyor!
Binek otomobil ithalatının da son 2 yılda yüzde 50 oranında bir artış gösterdiği görülüyor. Türkiye’nin 2009, 2010 ve 2011 yılının ilk on ayını kapsayan dönemde binek otomobil ithalatı için harcadığı para ise 17 milyar 905 milyon dolar… Yuvarlak hesap, 18 milyar dolar…
Uzun lafın kısası reklamlarla, moda akımlarıyla, dizilerle sersemleştirilen insanımız, tüketim çılgınlığının tutsağı haline getiriliyor ve elde avuçta ne varsa bu tür “teknolojik oyuncaklara” harcıyor. Böyle davranarak “çağdaş” olduğunu sanıyor bir de... Sistemin ağa babaları da cebini bu şekilde dolduruyor.
Açık pazar olmak böyle bir şey işte…

0 yorum:
Yorum Gönder