12 Ocak tarihli Aydınlık gazetesinin Medya-Basın sayfasında küçük bir ilan yayınlandı. Ulusal Kanal’daki bir programın ilanı bu… “Nurzen Amuran’la Dosya” isimli program, 12 Ocak günü akşam saat 21:00’de Ulusal Kanal ekranlarında olacakmış. Bu haftaki Dosya’nın konusu, “Türkiye Ekonomisinin Geleceği”… Programın konukları da MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak…
Herhalde bu iki milletvekili, “Türkiye Ekonomisinin Geleceği” konusunda öngörülerde bulunacak, mevcut risk ve fırsatlar konusunda kamuoyunu aydınlatacak ve iktidarın politikalarını eleştirip partilerinin ekonomi politikalarını anlatacaklar. Ulusal Kanal izleyicileri de böylece ekonomik gidişat hakkında bilgilenmiş olacaklar! Sonuçta Ulusal Kanal da sorumlu ve yurtsever yayıncılığın gereğini yerine getirmiş olacak, öyle mi?
MHP Ankara milletvekili Özcan Yeniçeri’nin Ulusal Kanal’daki bir programa konuk olmasına hiçbir itirazım yok. Ama ya CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak?
Ulusal Kanal izleyicileri ve Türk halkı, Faik Öztrak’tan neyi öğrenecek, onun ekonomi konusundaki hangi görüşünü dikkate alarak aydınlanacak ve fayda sağlayacak? Faik Öztrak, bugüne kadar ulusun ve emekçinin yararına hangi politikaların savunucusu ve uygulayıcısı oldu ki şimdi ekonominin geleceği hakkındaki görüşleriyle milleti bilgilendirecek?
Eğer illaki siyasilerin katılması gerekiyorsa böyle bir programa davet edilebilecek, uzmanlık alanı ekonomi olan birçok başka CHP milletvekili var. Ama Ulusal Kanal ya da bu programın yapımcısı her ne hikmetse Faik Öztrak’ı davet etmiş! Böyle bir tercihin esas nedeni de Faik Öztrak’ın CHP’nin “Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” olması sanırım.
Ne var ki Faik Öztrak, sadece CHP’nin Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı değil. Aynı zamanda Kemal Derviş politikalarının yaman bir takipçisi… 2001 yılında yaşanan ekonomik krizden sonra ekonomi yönetimine gelen yeni ekip içinde yer alıp Hazine Müsteşarlığı görevine atanan Faik Öztrak, bu dönemde uygulanmaya başlanan Kemal Derviş’in “Türkiye'nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”nın hazırlanmasında, uygulanmasında ve uluslararası kuruluşlarla müzakeresinde bürokrasi içinde en üst seviyede koordinasyon görevini üstlenen biriydi. Kısacası Faik Öztrak, bugün Türkiye ekonomisinin bu halde olmasının birinci derecede sorumlusu olan bir ekibin üyesi ve bu ekonomi anlayışının uygulayıcısı ve temsilcisidir. Ve bu akşam da Ulusal Kanal ekranlarında ekonominin geleceği hakkındaki görüşleriyle izleyiciyi aydınlatacaktır!
Faik Öztrak’ın da hazırlanmasında, uygulanmasında ve uluslararası kuruluşlarla müzakeresinde bürokrasi içinde en üst seviyede koordinasyon görevini üstlendiği, Kemal Derviş’in “Türkiye'nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” nasıl bir Türkiye tablosu çıkardı ortaya peki?
Bu soruyu CHP’nin geçtiğimiz nisan ayı içinde, Faik Öztrak tarafından açıklanan Ulusal Ekonomi Stratejisi’nden birkaç veri aktararak yanıtlamaya çalışalım… Öztrak, 2011 yılı Nisan ayında CHP’nin Ulusal Ekonomi Stratejisi’ni açıklarken yaptığı sunumda, Türkiye ekonomisini iki döneme ayırarak bir karşılaştırma yapıyor ve 1946-2002 dönemindeki gelişmeler ile AKP iktidarı dönemindeki gelişmeler arasındaki farkı vurguluyordu.
Buna göre GSYH büyüme hızı 1946-2002 döneminde ortalama yüzde 5 iken, 2002-2010 arasını kapsayan AKP iktidarı döneminde yüzde 4,8’e düşmüştü. Yine 1946-2002 döneminde Türkiye benzer ekonomiler arasında 51. sıradayken, 2002’den sonra, AKP iktidarı döneminde 71. sıraya gerilemiş; toplam dış ticaret açığı ortalaması da 1923-2002 döneminde 247 milyar dolarken, AKP iktidarı döneminde 397 milyar dolara yükselmişti.
Kemal Derviş’in “Türkiye’nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”nın ülkeyi ne hale getirdiğini başka ekonomik ve sosyal verilere bakarak daha da netleştirmek mümkün tabii… Ama yazıyı daha fazla rakamlara boğmamak için sadece işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği ve borç sorununu anımsamak bile yeterlidir.
Şimdi kimse çıkıp, “Derviş’in programı AKP iktidarı döneminde yoldan saptırılmıştır, Türkiye ekonomisi yanlış yönetilmiştir, dolayısıyla Kemal Derviş’in Faik Öztrak gibi takipçilerinin ve onları parti içinde kritik görevlere getiren CHP’nin bir sorumluluğu yoktur” diyemez. Bu şekilde düşünenlere bir başka CHP milletvekili Binnaz Toprak’ın, Kemal Derviş politikalarıyla AKP’nin ekonomik uygulamaları arasındaki devamlılığı vurgulayan değerlendirmesini anımsatmak isterim. Seçimlerden önce HABERTÜRK gazetesinde yayınlanan söyleşisinde çiçeği burnunda CHP’li Binnaz Toprak aynen şunları söylemekteydi:
“Bu ekonomi politikalarını AK Parti başlatmadı, daha önce başladı. Ak Parti çok akıllı davrandı ve o politikaları devam ettirdi. 2002'de devraldıklarında daha önceki birçok hükümetin yaptığı gibi popülist politikalara girişip, parayı har vurup harman savurup ekonomiyi rezil bir hale getirmediler. Milli Selamet'ten itibaren ortaya çıkan Anadolu sermayesi AK Parti döneminde çok güçlendi. Türkiye ekonomisi daha önce 3-5 büyük holdingle gidiyordu, onlara şimdi bir sürü holding katıldı. Kişi başına düşen gelirin artması ve zenginliğin artması bir gerçektir”
Zaten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da böyle düşündüğü için 15 Ocak 2010 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda Kemal Derviş’le yaptığı 2 saatlik görüşmede “Bize destek olmanızı bekliyoruz” talebini dile getirmiş, Derviş de bu çağrıya “Ne isterseniz emrinizdeyim” şeklinde yanıt vermişti. (Milliyet, 16.10.2010)
Kılıçdaroğlu’nun Derviş’ten talep ettiği destek Faik Öztrak, Hurşit Güneş gibi isimlerin parti yönetiminde kritik noktalara tepeden paraşütle getirilmesi olmuştu. Ne var ki CHP’nin seçim yenilgisinin ardından Hurşit Güneş gibi isimler parti üst yönetiminden uzaklaştırılırken, Kemal Derviş’in Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, CHP’nin “Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı” konumunu korudu.
2001’de ülke ekonomisi Kemal Derviş ve Faik Öztrak’a teslim edilmişti. Onların yürürlüğe koyduğu ve o günden beri AKP tarafından da harfiyen uygulanan ekonomi programıyla bugün batağa saplandık! Şimdi eğer Faik Öztrak aynı programı, olası bir CHP iktidarında bir başka Kemal’le, Kemal Kılıçdaroğlu ile uygularsa düze çıkacağız, zengin olacağız! Zira Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz Nisan ayında açıkladığı 2023 hedefleriyle yarışan CHP de kendi Ulusal Ekonomi Stratejisi’ni kamuoyuna ilan ederken bol bol vaat ediyordu. Buna göre;
2011-2023 döneminde Türkiye genelinde yılda ortalama yüzde 7 büyüme gerçekleştirilecekti. Doğu ve Güneydoğu’da ise yılda ortalama yüzde 9,5 büyüme hedefleniyordu. Kişi başına milli gelir 2023’te 31 500 dolar olacaktı. İç tasarruflar yüzde 15,2’den yüzde 22’ye çıkarılacaktı. İhracatın büyümeye katkısı artacaktı. 2011-2023 döneminde yılda yaklaşık 800 bin kişilik istihdam artışı sağlanacaktı. Yüzde 11,9 olan işsizlik oranı yüzde 6’ya düşecekti. 114 milyar dolar olan ihracat 650 milyar dolara yükselecekti. 2012-2015 dönemi için GSYH’nin yüzde 4,4’ü olarak öngörülen cari açık, 2023’te yüzde 2,5 seviyesine inecekti.
Kısacası herkes zengin ve mutlu olacaktı! 2002’de hedeflenen, ama bugün ülkeyi batağa saplayan “Güçlü Ekonomiye Geçiş”, 2023’te gerçekleşecekti! Millete sallanan yeni muz budur artık!
Olası bir CHP iktidarında ekonomi yönetiminin başına gelecek Kemal Derviş ekibinin gözbebeği Faik Öztrak, bu akşam Ulusal Kanal’da yine aynı masalları mı okuyacak acaba?
Kemal Derviş politikalarının, on yıl sonra yeniden, bu sefer de CHP etiketli Faik Öztrak eliyle pazarlanmasına aracılık etmek ve ortam sağlamak da Ulusal Kanal’a düştü! Ulusal Kanal’a naçizane önerim, en kısa zamanda Kemal Derviş’le de bir program yapmalarıdır! Kemal Derviş'i de davet etsinler ki tam olsun!
“Geçmiş geleceğe ışık tutmuyorsa akıl karanlıklar içinde yürür.” Ulusal Kanal, Türkiye’nin geçmişini karartanlarla ülkenin geleceğinin aydınlatılabileceğini sanıyorsa, sonuçta akılları bulandırmaktan başka hiçbir şeye hizmet etmeyecektir.


1 yorum:
hepisini demişsiniz ne deyim kalemine emeğine sağlık
Yorum Gönder